Klinik Psikolog Deniz Okan
Hepimiz hayatımızın bir noktasında stresle karşı karşıya kalırız. Bazen bu stres geçici bir kaygı olurken, bazen de günlük yaşamımızı zorlaştıran bir yük haline gelebilir. Peki, stresle başa çıkmak için hangi yolları izleyebiliriz? İşte farklı terapi ekollerinin stresle başa çıkma konusunda sunduğu yaklaşımlar:
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Zihnin Tuzaklarına Karşı
Bilişsel Davranışçı Terapi, olumsuz düşünce kalıplarını değiştirmeye odaklanır. Stres anında aklımızdan geçen “Ben bu işin altından kalkamam!” gibi düşünceler, aslında olayları daha da zorlaştırır. BDT, bu otomatik düşünceleri sorgulamayı ve alternatif bakış açıları geliştirmeyi öğretir. Örneğin, “Bu iş zor ama elimden gelenin en iyisini yapabilirim.” gibi düşünceler, stresin etkisini azaltabilir.
Psikodinamik Terapi: Geçmişin Gölgesini Aydınlatmak
Bazen farkında bile olmadan çocukluk deneyimlerimiz, bugün yaşadığımız stresin temel sebebi olabilir. Psikodinamik terapi, bilinç dışımızdaki çatışmaları keşfetmemize yardımcı olarak strese verdiğimiz tepkilerin köklerine inmeyi amaçlar. Eğer geçmişte sürekli eleştirilen biriyseniz, bugün hata yapma korkusuyla yoğun stres yaşayabilirsiniz. Bu terapi yöntemi, geçmişle yüzleşerek daha sağlıklı başa çıkma yolları geliştirmenizi sağlar.
EMDR (Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme): Travmatik Anıları Serbest Bırakmak
Travmatik anılarımız stres karşısındaki tepkilerimizin bir açıklayıcısıdır. EMDR Terapisi’ne göre travmalar, anı ağlarımızda uyumsuz olarak öğrenilmiş bilgilerdir ve uyumlu hale getirilmedikçe stres karşısında tetiklenmelerimiz devam edecektir. “Ben yetersizim”, “Ben değersizim”, “Ben sevilmezim” gibi olumsuz inançlar travmalarla gelişir ve bizim kendimizi tanımlama biçimimize dönüşebilir. Göz hareketleri, kelebek kucaklaması ve dizlere tıp tıp hareketleri ile beyinde sıkışan travmalara duyarsızlaştırma gerçekleştirilir. Özellikle yoğun stres ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) için etkili bir yöntemdir.
Mindfulness (Farkındalık): An’da Kalmanın Gücü
Zihnimiz genellikle geçmişe takılıp kalır ya da gelecek için endişelenir. Mindfulness dikkatimizi “şu an”da tutarak, stresle daha sağlıklı bir şekilde başa çıkmamıza yardımcı olur. Derin bir nefes almak, bedenimizi hissetmek ve yargılamadan düşüncelerimizi izlemek, stresin üzerimizdeki etkisini azaltabilir.
Şema Terapi: Eski Kalıpları Kırmak
Şema terapisine göre, erken dönem yaşantımızda edindiğimiz bazı inançlar, stresle baş etme biçimimizi belirler. “Kimseye güvenmemeliyim” veya “Yetersizim” gibi erken dönem inançlarımız, stresli anlarda nasıl tepki verdiğimizi etkileyebilir. Şema terapisi, bu kalıpları fark etmemizi ve onları sağlıklı başa çıkma yollarıyla değiştirmemizi sağlar.
Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT): Direnmek Yerine Kabullenmek
ACT, stresle savaşmak yerine, onu kabul ederek hayatımıza devam etmeyi öğretir. “Stresli olmamalıyım!” gibi düşünceler, stresin daha da büyümesine neden olur. Bunun yerine, “Şu an stresliyim ama bu his geçici ve değerlerime uygun şekilde hareket edebilirim.” yaklaşımı benimsenir. Bu terapi, stresin kaçınılmaz olduğunu kabul edip ona rağmen nasıl ilerleyebileceğimizi gösterir.
Çocuklarda stresin etkin bir şekilde yönetilebilmesi için terapilerin, çocuğun yaş ve gelişim düzeyine uygun şekilde belirlenmesi büyük önem taşır.
Her çocuğun ihtiyaçları farklı olduğundan, uygulanan terapi yöntemlerinin uzman kişiler tarafından kişiye özel olarak planlanması gereklidir. Ayrıca, terapi sürecinde ailelerin de yer alması, çocukların stresle başa çıkma becerilerini güçlendirebilir. Aile danışmanlığı, terapi sürecinin etkinliğini artıran önemli bir faktördür; çünkü ailelerin çocuklarının yaşadığı stresin farkında olmaları ve doğru şekilde destek olmaları, terapinin başarısını doğrudan etkiler. Uzman rehberliğinde yapılan düzenli terapiler, çocukların stresle daha sağlıklı başa çıkmalarını sağlayarak, duygusal anlamda güçlü bireyler olmalarına katkıda bulunur.
Yukarıda bahsettiğim terapi ekollerinin yanında, özellikle çocuklarda kullanılan diğer yöntemlere de bir bakalım:
Çocuklarda Stres ve Terapi Yöntemleri
Floortime: Bağ Kurarak Stresi Azaltmak
Floortime yaklaşımı, çocuğun dünyasına girerek onunla etkileşim kurmayı temel alır. Özellikle otizm spektrumundaki çocuklar için kullanılan bu yöntem, duygusal düzenlemeyi ve sosyal becerileri geliştirmeye yardımcı olur.
Theraplay: Oyunla Güveni ve Bağlanmayı Güçlendirmek
Theraplay, çocukların güvenli bağlanma geliştirmesi için oyun temelli bir terapi yaklaşımıdır. Travma yaşamış çocuklar için oldukça etkili olan bu yöntem, güven duygusunu artırarak stresin etkilerini azaltır.
Duyu Bütünleme Terapisi: Bedenin Stresle Başa Çıkmasını Desteklemek
Bazı çocuklar, duyusal uyaranlara karşı aşırı hassasiyet gösterebilir. Yüksek sesler, parlak ışıklar veya ani dokunuşlar stres yaratabilir. Duyu bütünleme terapisi, çocuğun duyusal deneyimleri daha sağlıklı bir şekilde işlemesine yardımcı olarak stres seviyesini düşürür.
Çocuk Merkezli Oyun Terapisi: Oyunla İfade Özgürlüğü
Çocuklar, yaşadıkları stresli durumları kelimelerle anlatmakta zorlanabilir. Çocuk merkezli oyun terapisi, onların oyun yoluyla duygularını ifade etmelerini sağlar. Oyun sırasında çocuklar, stresin nedenlerini keşfedebilir ve kendi başa çıkma stratejilerini geliştirebilir.
Sonuç: Stresi Yönetmek Mümkün!
Hangi terapi yöntemi seçilirse seçilsin, stresle başa çıkmak mümkündür. Herkesin ihtiyacı farklıdır ve en önemli şey, kendinize en uygun yöntemi bulmaktır. Stresi yönetmek, hayat kalitenizi artırabilir ve daha dengeli bir yaşam sürmenize yardımcı olabilir. Unutmayın, stres hayatın bir parçasıdır ama onun sizi kontrol etmesine izin vermek zorunda değilsiniz!

Yorum bırakın